Bağdat Caddesi Bağdat Palas Apt. No :302 /1. D: 15 Kadıköy

Propolis Nedir?

propolis nedir

Propolis, arıların bitki filiz ve tomurcuklarından topladığı, kovan giriş deliğine, çatlak ve kırıkları kapattığı, antibakteriyal, antiviral, antifungal, antioksidan, antiparazitik özelliklere sahip yapışkan ve reçinemsi bir maddedir.

Propolisin ham maddeleri, arılar tarafından değişik bitkilerden toplanır ve ağızlarındaki tükürük enzimleriyle kısmen sindirilir. Kısmen sindirilen çeşitli maddeler balmumu ile karıştırıldıktan sonra kovanda kullanılır. İçerisinde biraz polen bulaşığı da bulunabilir.
Arılar bu maddeyi kendi kovanlarında dezenfektan olarak kullanır.Kovanlarına bir yabancı cisim girdiğinde propolis le mumyalarlar,bu ve diğer özelliklerine bakıldığında ne kadar mucizevi olduğunu görebilirsiniz.

Uzun yıllardır danışanlarıma belli dönemlerde veya ihtiyaç halinde propolis önermekteyim.Fakat yaşadığımız bu zor günlerde gerek antiviral antibakteriyel etkileri gerekse bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri ile daha fazla önem kazandığını düşünmekteyim.

propolis 2

Propolisin Fiziksel Özellikleri

– Propolis, etanol, glycol ve suda belirli oranlarda çözünür

Propolisin Yapısı ve Bileşimi

Propolis örneklerinde, bitkisel kaynağa bağlı olarak, 150-200 bileşik veya kimyasal saptanmıştır. Bunlardan bazıları: Flavonlar ve flavonoidler, terpenler ve terpenoidler, aromatik asit ve esterleri, alifatik asit ve esterleri, amino asitler, alkoller, aldehitler, kalkonlar, ketonlar, hidrokarbonlardır. Ayrıca, bazı vitaminler (B1, B2, C ve E) bulunur. Bileşiminin büyük bir kısmını, flavonoitler oluşturur. Bu bileşikler, bitkiler aleminde yaygın olarak bulunur. Bunların nispetleri değişmekle beraber, ortalama % 50 reçine, % 30 mum, % 10 esansiyel ve aromatik yağlar, % 5 polen, % 5 diğer maddeler ve organik kalıntılardan ibarettir.
Propolis, sağlık için vücut yoluyla alınması gereken 22 besini bünyesinde taşıması açısından, içinde bulunduğumuz yüzyıl da keşfedilen mükemmel doğal ilaç olarak kabul edilmiş ve önem kazanmıştır.

Propolis; antibakteriyal, antiviral, antifungal, antioksidan, antiparazitik özelliklere sahip bir maddedir. Propolis bir çok ilacın aktif maddesi olan bitkisel flavonoidler, antioksidanlar ile biyolojik aktif maddelerden oluştuğu için tıp alanında geniş bir kullanımı olan üründür. (Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi profesörlerinden Murat Kartal’ın, doçentlik dönemi yaptığı araştırmalardan biri propolis ve etken maddelerine yöneliktir) Yapılan çalışmalarda düzenli ve sürekli olarak propolis alınması durumunda sindirim, solunum ve dolaşım sistemindeki hastalık etmenlerini yok ettiği ve internal toksinleri vücuttan attığı tespit edilmiştir. Propolisin uzun süreli kullanımı, sentetik antibiyotiklerine aksine, zararlı bakterilerde direnç oluşturmamaktadır.

propolis

Tarihi ve Tedavide Kullanımı

Eski Mısırlıların ölülerini mumyalamakta, Yunanlılar ve Romalılar’ın yaraları tedavi etmekte kullandıkları, tarihi kayıtlardan bilinmektedir. Propolisin tıbbi alanda kullanımı çok eski çağlara uzanır. Hipokrat, propolisin, deri ülserlerinin ve sindirim sisteminin tedavisinde kullanıldığını söylemiştir. Anadolu’da da geleneksel olarak insanlarda ve çiftlik hayvanlarında ayak ve deri problemlerinde, yaraların iyileştirilmesinde, çıbanlarda kullanıldığı bildirilmektedir. Avrupa’daki 12. Y.Y. kayıtları propolisin, medikal preparatların, ağız ve yara enfeksiyonlarının tedavisi ve diş sağlığı için kullanımından bahseder.

Tıpta Kullanımına Örnekler

Propolis spreylerinin, solunum yoluyla alındığında romatizmaya ve astıma iyi geldiği, gut hastalığının tedavisinde ve sinirleri yatıştırmada kullanıldığı bildirilmektedir(Krell, 1996). Bunların yanında propolisin, beyin cerrahisinde kanamayı engellediği, yine % 2’lik propolisin, genel olarak merhemlerin antibakteriyel etkilerini artırdığı bildirilmektedir (Ghisalberti, 1979).
Propolisin, bazı kanser türlerinde kullanımı, yapısındaki cynamic asit ve terpenoidlerin, sitotoksik(hücre için zehirli) aktivitesi ile ilgilidir. Bu yönüyle propolis, bağırsak, böbrek, meme, burun ve farenks (yutak) kanserlerinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Uruguay menşei’li propolisle yapılan bir çalışmada, meme kanserini yavaşlattığının bulunması, bu yargıyı güçlendirmektedir (Novatny et al, 1999).

Çin’de, Lian Yun Gang’ın Worker’s hastanesinde Dr. Fang Zhu, hipertansiyon, damar tıkanıklığı, koroner kalp rahatsızlığı olan 45 hasta seçmiş ve bu hastalara, 30 gün boyunca günde 3 defa 300 mg propolis vermiştir. Bu süre sonunda hastaların kolesterol düzeylerinde belirgin düşüşler gözlenmiştir.

Yapılan çalışmalarda, düzenli ve sürekli olarak propolis alınması durumunda; sindirim, solunum ve dolaşım sistemindeki hastalık etmenlerini(patojenleri) yok ettiği, internal toksinleri vücuttan attığı saptanmıştır. Özellikle Japonya’da yapılan klinik çalışmalarda, 3 ay ile 1 yıl sürekli bir şekilde alınan propolisin, çeşitli internal kanser hücreleri üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Bu konuda Türkiye’de de ciddi çalışmalar başlamıştır.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı Başkanı Profesör Dr. Orhan Değer, 2000 yılından bu yana yürüttüğü çalışmalar sonucu, Arı ürünlerinin yararlarını sınıflandırırken, Balın antioksidan özelliğinin 1 kabul edilmesi halinde, polenin antioksidan özelliğinin 2,5, propolisin antioksidan özelliğinin ise 10 olarak kabul edilebileceğini söylemektedir.

Aynı zamanda Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı da olan Prof. Dr. Orhan Değer, propolisin hastalıklarda kullanılmasından önce, özellikle koruyucu olarak kullanılması gerektiğini anlatıyor. Propolisin bağışıklık sistemini güçlendirerek etkisini gösterdiğini anlatan Değer; kuş gribinde propolisin denendiğini ve düzenli kullanılması halinde gribe yakalanılmadığını ya da çok hafif olarak atlatıldığını ifade ediyor.

Profesör Orhan Değer, dünyada Brezilya propolisi ve Şili propolisi olarak tanınan ürünün artık Türk Propolisi diye dünya tıp literatürüne girdiğini ve su ile hazırlanan propolis ekstraktının, Alkol ile çözülen propolis ekstraktından daha etkili bir koruyucu olduğunu söyledi.
İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu propolisteki antioksidan özelliğin hücrelerin yaşlanmasına neden olan serbest radikallerin oksijenle yıkımına karşı korunma sağladığını anlatıyor ve “Propolisin içerdiği bileşikler, onu dünyanın en güçlü antioksidan kaynağı yapmaktadır” diyor.

Erzurum Teknik Üniversitesi öğretim üyesi, Doç. Dr. Hasan Türkez de, propolisin akciğer kanserlerini önleyici etkisine dikkat çekiyor ve Karaciğer kanserinin önlenmesi alanındaki uluslararası çalışmalarını anlatıyor.
Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Farmakoloji ve Toksikoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Hüseyin Oruç, arılardan elde edilen propolisin, özellikle kanser, karaciğer, sedef, mide, ülser hastalıklarının hücrelerini önemli bir ölçüde yok ettiğini ifade ediyor…

Prof. Hasan Hüseyin Oruç’un yaptığı çalışmalara göre; Propoliste analizi yapılan fenolik bileşikler ve yararlı etkileri şöyle:

Gallic acid: Antikanser, antibakteriyal
Catechin: Antikanser, antioksidan, antidiabetik, antispazmodik, antiülser
Caffeic acid: Antibakteriyal, antikanser, antiviral, antioksidan, antiülser,
Hyperoside: Antioksidan
Ferrulic acid: Antibakteriyal, antikanser, antioksidan, antiülser, antidiabetik
Quercetin: Antibakteriyal, antikanser, antiviral, antiinflamatuar, hapatoprotektif antidiyareik
Cinnamic acid: Antibakteriyal, antikanser, antiülser Naringenin: Antibakteriyal, antikanser, antiviral, antiülser, antidiyareik, antiinflamatuar
Apigenin: Antibakteriyal, antikanser, antiviral, antiinflamatuar, antiülser, antidiyareik
Kaempferol: Antibakteriyal, antikanser, antioksidan, antidiabetik, kardiyoprotektif, antiülser
Chrysin: Antikanser, antiviral, antiinflamatuar, antimutajenik
Galangin: Antibakteriyal, antikanser, antiviral, antifungal
Pinocembrin: Antibakteriyal, antioksidan, antiinflamatuar, antifungal
Cafeic acid phenylethyl ester (CAPE): Antibakteriyal, antikanser, antiviral, immunomodülatör, antioksidan, antiülser, antidiabetik”

Propolisin yararlarını gördükten sonra sorulacak soru; “Propolis’i nasıl temin edebiliriz? Ve propolisi nasıl kullanabiliriz?” olacaktır.

Ben şahsen güvenilir ortamlarda elde edilmiş güvenilir bir şekilde sulandırılmış propolis kullanmanızı tavsiye ederim. Propolis damla şeklinde kullanıyorum uzun yıllardır belli zamanlarda.

Sabah aç karnına yarım bardak suya her on kiloya iki damla damlatabilirsiniz.Bu doz hasta olmadığınızda kullanılacak rutin koruyucu dozdur. Hastalık halinde doz artışı yapılabilir.

Doğaya baktığınızda bazı bitki ve bazı ürünleri şifa olarak görebilirsiz yeterki doğru bilgilerle doğru dozajlarda kullanılabilsin.
Bugün gelinen noktada koruyucu hekimliğin nejadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmıştır.

Meslek hayatımın son on yılını geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında aldığım eğitim ve yaptığım araştırmalarda bunu daha net olarak deneyimledim.

Logo
Goethe’nin dediği gibi ‘‘Güzellik, her yerde hoş karşılanan bir misafirdir.’’ Kliniğimiz hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz sizi bir kahvemizi içmeye bekleriz

Bizden Haberdar Olun